
Piyasaların iyice kızıştığı şu dönemler sizin için yatırım dönemimidir bilemem ama bana göre en avantajlı dönemlerden birinden geçiyoruz. Bu konuyu daha sonra ayrıntılı olarak anlatırım ancak internet üzerinden araştırarak derlediğim aşağıdaki “Yatırım Terimleri Sözlüğü” umarım işinize yarar.
A
-
Adjustable Rate Mortgages(ARMs) : Ayarlanabilir kuponlu veya faizli mortgage kredisi olup kredinin faiz oranları üzerinde anlaşılan bir endekse dayalı olarak önceden belirlenen sürelerde periyodik olarak değişikliğe uğrayabilmektedir. Bu krediler faiz endekslerini gösterge fazi oranı olarak kullanır. Periyot vadeleri 1, 3, ya da 5 yıl şeklindedir. Fakat kullanılan farklı periyotlar da vardır. Bu krediler faiz oranlarındaki her yeni değişimi kısıtlayan üst ve alt limit özelliklere sahip olabilir. Ya da ömürboyu üst ve alt limit özelllikli olabilir. ARM’ler tam olarak azalan bakiyeler yöntemine göre ödenebildikleri gibi negatif azalan bakiyeler ödeme özelliği taşıyanlarına da rastlanabilir.
-
Advanced Refunding : Devlet tahvillerinin daha sonraki bir vade tarihiyle çıkarılan yeni tahviller karşılığı değiştirilmesi. Bu genelde devletin vadesi gelen emisyonlardan daha uygun şartlarda borçlanması durumunda gerçekleşir. Yeni emisyonların geliri senet halinde bulunan devlet tahvillerini ödemekte kullanılır. Bu devlet kefaleti altında ihraç edilen bonolorun geliri ve/ ya da değer artışı borç bakiyesini ikmal etmek için kullanılır. Senet ilk ödeme tarihi yada ilk tahvil ihracı vadesine kadar tutulabilir. Eğer bu senet halinde bulunan devlet tahvilleri ilk ödeme tarihinde borcu karşılarsa tarihinden evvel ödenmiş olur. Bu borcun vadesinden önce ya da vadesinde ödenme süreci aynı zamanda lağvetme(bazı borç anlaşmalarında geçen ve belirlenmiş şartların ortaya çıkmasıyla sözleşmeyi batıl kılan hüküm) olarak da bilinir.
-
Agency : Hükümete bağlı olarak hareket eden kuruluşların ihraç ettiği menkul kıymetlere denir. Bunlar hazine tarafından ihraç edilmezler.
-
Alternative Investments : Bunlar yatırım fonu, mevduat sertifikası ya da tahvil ve bonolara direk yatırımdan farklı yatırımlardır. Bunlardan bazıları: Koleksiyonlar(pul, antika..vs), emtia, emtia fonları, emtia havuzları, türev ürünleri, döviz piyasası, hedge fonları, petrol ve benzin, kıymetli metaller, gayri menkul girişimleri.
-
American Depository Receipt (ADR) : ABD Bankası güvencesi altında saklanan, yabancı hisse senetleri karşılığında tedavül edilebilen, katılma belgeleri şeklinde ihraç edilen sertifikalar. Bu yabancı kıymetli kağıtlar ticaret ve yatırımı kolaylaştırır çünkü Amerikan doları cinsinden kote edilmişledir. Bu orjinal tercihli tahvillerin Amerikan dolarından ziyade dövizle kote edilmesi ve ticaretinin yapılmasına benzer.
Anticipatory Hedging : Hedge’i plasman etmek için gelecekte olabilecek bir işlem olasılığına karşı şimdiden pozisyon almaya dayanır. Bazen firma o gün veya o hafta ithalat yapacağını biliyor ve bunun ödemesini bekliyorsa çok sayıda olası riskleri önceden hedge etmek ister. Benzer şekilde bir üretici mahsulün toplanmasından, enerji üretiminden ya da hammadde işlenme sürecinden evvel hedge i tercih edebilir. -
Arbitrage : Herhangi bir menkul kıymetin, dövizin veya malın bir piyasadan alınıp diğer bir piyasada satılarak risksiz bir şekilde kar edilmesi işlemi. Arbitraj işlemleri farklı yerlerde zaman içerisinde fonlama, volatilite, bilgi, haberleşme ve diğer farklılar sonucu oluşan fiyat farklılığı ile yapılan bir ticarettir. Tipik olarak, fiyat farklılıkları küçük ve ancak en hızlı, en masrafsız ve finans edilebilir taraflar rol oynar. Risk Arbitraj ile karşılaştır.
-
Asset Backed Securities (ABS) : Gayri menkul harici mal varlığına karşılık banknot veya alacaklarla karşılanan menkul kıymettir. Bazı örnekleri; araba, kredi kartı ve telif haklarıdır.
Assumable Mortgage : Yeni bir alıcı tarafından üstlenilebilinen mortgage kredisidir. Çoğunlukla, yeni alıcı kredi kabul sürecini geçmelidir.
B
-
Baby Bonds : $1000’dan küçük küpürlerle satılan tahvillerdir.
-
Back-End Load : Bir yatırım pozisyonun geri ödeme veya realize edilmesi halinde üzerine konan komisyon ödemesine denir. Çoklukla bu ödemeler değişebilen ücret tarifisindedir. Bazen, bu ödemeler erken iptal cezası olarak görülebilir. Back-end denir; çünkü yatırım sürecinin sonunda ortaya çıkar.
-
Backwardation : Finansal piyasalarda forward veya futures fiyatın spot fiyattan daha düşük olması durumu. Bu durumda peşin ya da spot fiyat ile futures fiyat arasındaki fark yani baz pozitiftir. Buna ters piyasa da denir. Contangonun ve carring charge piyasasının zıttıdır.
-
Bailout : Bir firma, organizasyon ya da ülkeye finansal olarak yapılan kurtarma operasyonudur. Batmakta olan botu kurtarmaktan gelen bir analojidir. Sürecin el vermek mi yoksa yardım eline karşı sübvansiyon mu olduğu üzerine önemli bir tartışma sürmektedir.
Balanced Funds : Hem hisse senedi hem de bonoya yapılan yatırım fonlarıdır. Hisse senetleri hem adi hem de rüçhanlı(imtiyazlı) hisse senedi olabilir. En temel amaç geliri ve büyümeyi dengelemektir. -
BAN or Bond Anticipation Note : Belediye veya hükümet tarafından ihraç edilen kısa vadeli borç enstrümanıdır. Bu kağıtlar, yakın bir zamanda ihraç edilmesi beklenen daha uzun vadeli ve büyük miktardaki tahvillerden önce ihraçcı kuruluşa kısa vadeli finansman sağlamak amacıyla ihraç edilirler. Bir nakit yönetim aracıdır.
-
Basis Point : Fazi oranları ya da tahvil getirilerindeki değişmelerin açılanmasında kullanılan ölçü birimi. Bir birimin yüzde biri olarak örneğin %0.01 gibi, gösterilir. 200 basis point, %2’ye eşittir. Bazen, fiyat da baz puana işaret eder. Aynı zamanda baz zaman serilerinde, baz puan farkına da işaret eder.
-
Bearer Bond / Hamiline yazılı tahvil : Üzerinde sahibinin ismi yazılı olmayan tahvildir. Hamili kim ise faizi yada anapara o kişiye ödenir. Bu tarz malikiyet kaydî hisse ile benzer.
-
Bond Arbitrage Hedge Funds : Yanlış fiyatlamadan kaynaklanan faiz farklılığı ya da değişimlerini amorti etmek veya genel piyasa katılımcılarının yapabileceğinden daha iyi finansman için yapılır. Bazen bir lot hisse senedi satışı ile daha yüksek verim veren başka bir lot hisse senedi satın alımıyla verimde kazanç olabilir.
-
Bond Equivalent Yield : Hazine bonosu ve Euro-dolar bonosu gibi senetlerin faiz oranlarını tahvillerin faiz oranları ile ilişkilendirme prosedürüne denir. Normal bonolar 365 gün için olurken bunlar 360 gün olarak yapılır. Eğer denklik yapılmadıysa kırılmış senetler için kısa dönem oranlar olduğundan düşük kaydedilmiş olabilir.
-
Bond Funds : Kredi aracı olarak yatırım yapılan karşılıklı fonlardır. Hazine, uluslararası, ulusal, ipotek garantili, yatırım oranında ortaklık ve yüksek kazanç ya da eski tahviller olarak farkları vardır.
Book Runner : Halka arz lideri ve ihraç edilen hisseler ile ilgili kayıtları tutan taraf. Yeni çıkarılmış ve piyasaya henüz sunulmamış hisse senetlerini satın almayı taahhüt eden tarafa denir. Genellikle, bu taraf(yüklenici) toplam alacağı anlaşmanın büyüklüğüne göre bir metrikste verebilir. Eğer anlaşma taraflarca tek tek yapıldıysa anlaşmanın toplam değeri yükleniciye aktarılır.Tabii diğer taraflar paylarını alırlar. -
Bridge Bank : Zarar görmüş kredi ve tahvilleri batmakta olan finans kuruluşlarından taşıyan bir araç olarak hizmet eden organizasyonlardır. Bu yolunda gitmeyen menkul kıymetler genellikle eğilim dönüşü uzmanları tarafından ya da belirgin indirimli fiyatlı akbaba fonlarından kazanılmış diğer portföylerin içine gömülebilir. Bu durum itribarı zedelenmiş finansal kuruluşların kredi değerliliklerini arttırabilir; çünkü kredi ve menkul kıymetler artık onların tasarrufunda değildir. Bu, başka maksatlar için sermaye denetimi ve denetim organları ile bankacılık kanunlarına riayet eden birçok engeli ortadan kaldırır. Bankacılık, sigortacılık ve komisyonculuk perspektifinden bakıldığında likit olmayan ya da ödenmemiş krediler ve menkul kıymetlerin diğer likit kıymetlere göre oldukça yüksek sermaye iskonto denetimine sahip oldukları gözden kaçmamalıdır. Bkz. Special Purpose Vehicle.
-
Bridge Loan : Kalıcı finansman garantilene kadar uzatılan geçici finansman şeklidir. O zaman geldiğinde kalıcı kredi, geçiciyi ödemek için kullanılır. Bazen, yatırım bankaları bu köprü kredileri, henüz çevrilmemişse uzun dönem veya kalıcı finansman sağlamaları için yetkilendirilmiş sendikalarda kullandırılmak üzere ayarlarlar.
-
Bundles : Tacirin ya da risk yöneticisinin bir işlemle aylık anlaşma serisine aldığı opsiyon sözleşmesi çeşididir. Paketler alınabilir ya da satılabilir. Önceki tasfiye fiyatından çeyrek baz puanla teklif verilir. Bu işlemler kredi piyasası pozisyonlarını, takas hedge ve ayarlamalarını kolaylaştırır. Kişi aynı zamanda bu serileri diğer paralar ve kredi piyasaları araçları ile mukayeseli olarak takas edebilir.
-
Burnout : Mortgage piyasası fenomenidir. Zaman geçtikçe düşen faiz oranlarına daha az duyarlı olan yatırım havuz eğilimlerini temsil eder. Düşen faiz oranları sonucu önceden ödemelerde bir dalgalanma olurken, kalan mortgagelar havuzdaki önceki mortgagelar kadar çabuk ön ödeme yapmaz. Bu demektir ki bu kalan mortgagelar gelecekteki önceden ödeme risklerinden daha az kırılgandırlar.
-
Buyer’s Market : Alıcının daha fazla esneklik ve alış imtiyazlarını etkilemeye sahip olduğu durumları ifade eder. Genelde seçenekler daha iyi ve fiyatlar önceki işlemlerden daha düşüktür.
Buy-side or Buyside : Yatırım fonları, sigorta şirketleri ve para yöneticileri gibi menkul kıymetlerin doğal alıcıları olma eğilimli finansal organizasyonları ifade eder.
C
-
Call Option : Alım opsiyonu. Opsiyon alan tarafa, sözleşmenin vadesinden veya vadesine kadar olan süre içinde, sözleşmeye konu varlığı, sözleşmede belirtilen fiyat ve miktardan satın alma hakkı veren opsiyon şekli.
-
Capital Asset Pricing Model : Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli. Mevcut bir portföy nedeniyle yatırımcının karşı karşıya olduğu risk ile bu riske karşılık elde edeceği getiri arasındaki ilişkiyi inceleyen portföy değerlendirme yöntemi. Sermaye piyasası etkinliği düşüncesi en mükemmel ya da mükemmele yakın bilgiye anında yanıt verileceğini öngörür. Bir menkul kıymetin ya da bir portföyün beklenen getirisi, risksiz menkul kıymete, varlığın sistematik riskiyle çarpılan bir risk priminin ilavesiyle bulunan orana eşit olur. Burada kat sayı varlıkların piyasaya volatilitesiyle orantılıdır.
-
Cash Cow : İlişkiler veya anlaşmalar doğrultusunda bir sürü fon türeten veya fes eden menkul kıymet, yatırım ya da projelerdir. Bunlar bazen mükemmel bir müşteri, bazen monopol piyasa durumu, ya da patent lisans..vb ekonomik varlıklarla meydana gelen özel avantajlar olur. Tipik olarak bu durum işin temel imtiyazlarını oluşturur.
-
Cash Equivalent Security : Birçok anlamı olan bir terimdir. Genellikle vadesine çok az zaman kalan ve likiditesi fazla olan yüksek puanlı araçları ifade eder. Bunların arasında hazine bonoları, ticari evrak ya da bankacıların akseptansı sayılabilir. Daha geniş anlamda para piyasaları hisse senetleri ve kısa dönem devlet tahvillerini kapsar.
-
Cash on Delivery or C.O.D.(COD)Transation : Menkul kıymet alıcısı, alıcı bankasında ödeme yaptığında ortaya çıkar.
-
Cash Sale or Cash Transaction : Teslimat ve sözleşmenin aynı günde olduğu ticaretteki gibi nakit ödemeli işlemlere denir. Bu işlemin bir günde, teslimatın başka bir günde yapıldığı şartların endüstri standartlarına ve özel durumlara göre değiştiği normal yollu işlemle mukayese edilir. Bu işlemler bazen temettü almak için, bezen kâr payı almak ve toplantıda oy kullanmak için kullanılır. Dikkat edilmelidir ki anlaşma süreci açık işlemlerdeki riski azaltmak için kısaltılır.
-
CBO : Teminatlı Tahvil Borcudur. CMO anlaşma yapısına benzer.
-
Century Bonds : 100 yıl vadeli kıymetli evraklardır.
-
Closed End Investment Company : Hisse senetlerini diğer kuruluşlara benzer şekilde ihraç eden bir yatırım aracıdır. Tedavüldeki hisse senedi sayısı çeşitlilik eğilimi gösteren open end investment tersine göreceli olarak daha durağandır. Close end hisse senetleri varlık değerine göre daha indirimli veya primli alınıp satılabilir.
-
CMBS : Commercial Mortgage Backed Securities. Bu menkul kıymetler yapı esneklik ve trant dizi çeşitliliği bakımından Mortgage Backed Securities e çok benzer. En önemli farklılık CMBS emlakî mortgage değil ticari varlıklarla teminatlıdır.
-
Collateral : Menkul kıymetleştirme ya da borç verip almak için kullanılan aynî teminat, tut-sat ya da varlıklara denir. Bunlar rehinli ya da kredi halindedir.
-
Collateral Trust Bond : Şirket tarafından çıkarılan ve diğer menkul kıymetlerce teminat altına alınan kıymetli evraklardır. Mal varlığının rehni yerine ihraç edenin iyi niyetine ve itibarına dayanan senet ya da mal varlığı ile teminatlı Mortgage Backed Securities e benzer. Esas teminata ve ihraç şartlarına bağlıdır, bu hisse senetleri ihraç edene daha iyi finansman oranları sunar.
-
Collateralized Loan Obligation (CLO) : Collateralized Mortgage Obligation yapısına benzer. Paralel anlam için bkz Collateralized Mortgage Obligation.
-
Collateralized Mortgage Obligation (CMO) : Faiz ve ana para ödeme akışını yeniden tahsis eden kompleks yapılı bir tahvildir. Dilimler genellikle A’dan Z’ye parçalar ve menkul kıymetler olarak ayrılır ve Mortgage Backed Securities den oluşan teminatları vardır. CMOs çeşitli şekillerde ve büyüklüklerde olur ve genellikle bir diğerine benzemezler. En bilinen dilimler: Sadece faiz, sadece anapara, toptan, perakende, planlı kar sınfı, destek, takvimli, sıralı, hedef amorti sınıfı, ve z ya da birikimli tahvil. Çoğunlukla bu menkul kıymetler seçenek özelliklidir. Benzerleri Collateralized Bond Obligation ve Collateralized Loan Obligation dır.
-
Collateralized Obligation : Benzer varlıklar setinden ilk nakit akışını yeni ve çoğunlukla orjinal bir düzene paylaştıran yapı için kullanılan bir terimdir. Nakit akışını bölüp yeniden dağıtarak, hem anapara hem faiz, yapı olarak temel teminat, nakit akışı, çeşitli menkul kıymetlere dönüşür. Bunların bazıları daha durağanken diğerleri daha riskli olabilir. Çeşitli koşullar altında, bu yapılar anlaşma öğelerinin bazılarının kredi değerini arttırabilir.Bu yapıların başlıca kategorileri: Collateralized Bond Obligations, Collateralized Loan Obligation ve Collateralized Mortgage Obligations dır.
-
Commodity Funds : Vadeli İşlemler Opsiyon(VOB) da vadeliye yatırım yapan bir araçtır. Mallar; genel hububat, metaller ve hayvancılık olduğu gibi stok endeksi, döviz ve diğer finansallar olabilir.
-
Commodity Pools : Birçok insandan ve ticari işlemin toplam hacminden yatırım fonlarını kombine eden bir ticari araçtır. Bu oluş VOB’ta future(vadeli işlem) üzerine odaklanır.
-
Constant Maturity : Türev ya da tahvillerin bitiş tarihini ya da vadesini düzenleyen plandır. Bu plan kişiye, varlık ya da enstrümanların, zaman haricindeki değişkenlerini karşılaştırmaya ve analizini yapmayı sağlar.
-
Constant Maturity Treasuries (CMT) : 3, 6, 12 ay gibi sabit hazine tahvil vadeleri için faizin ne olması gerektiğini temsil eden bir indekse bağlı menkul kıymetlerdir. Diğer zaman periyotları belirtilebilir. Bu tarz menkul kıymetler ya da indeksler çoğunlukla ayarlanabilir oranlı menkul kıymetler için kullanılır.
-
Convenience Yield : Bir ürünü elde tutmaktan dolayı beklenen ya da tahmin edilen kârıdır. Çoğunlukla bunlar varolan yakın dönem taahhüt teslimlerini ya da sürmekte olan müteselsil imalat sürecini tatmin eder cinsten pozisyonlardır. Bu envanterin beklenen kullanıma oranla marjinal değerini vurgular.
Yüksek kar beklentisi ters ya da backwardation piyasalarında oluşma eğilimlidir. Bu durumlarda, fiziksel malın olmayışının maliyeti, malı tutmak için ödenen primden daha fazladır. Pozitif kar beklentisi diğer stoklama maliyetlerine artı finansmanın toplamından daha fazladır. -
Convertible Bond (Dönüştürülebilir tahvil) : Hisse senedine dönüştürülebilen bir kredi enstrümanıdır. Genellikle bu dönüşüm tahvil sahibi tarafından değerleme olduğunda yapılır. Ama satın almalar ve alım opsiyonlarında ihraç eden tarafından zorunlu dönüşümler olabilir. Genellikle dönüştürülebilir tahviller kupon ödemelidir ama aynı zamanda sıfır kupon da olabilirler. Dönüştürülebilir tahviller, bono hamilinin elinde bulundurduğu potansiyel hisse senedi değişiminde, pazar faiz oranından daha düşük bir orana sahiptir.
-
Convertible Preferred (Dönüştürülebilir imtiyazlı senet) : İmtiyazlı bir senet olup adi senetlere dönüştürülebilir.
-
Convertible Securities Hedge Funds (Dönüştürülebilir Menkul Kıymetler Hedge Fonları): Genellikle hisse senetlerinin veya tercihli senetlerin alımı ve uzun pozisyonlara karşı adi hisse senetlerinin satışıdır. Amaç, faizi kısıtlamak ve düşük kar paylı menkul kıymet veya kar payı olmayan adi hisse senetlerini dağıtmaktır. Temerrüt halinde hisse senetleri ve diğer menkul değerlerin adi hisse senetlerine karşı önceliği vardır. Aynı zamanda, özellikle hisse senetleri veya imtiyazlı senetler, kısa pozisyonların kar payı ödemelerinden sorumlu olmamasına rağmen pozitif nakit akışı oluştururlar. Bu nedenle bu fonlar pozitif nakit akışına sebep olmalı ve kurumsal menkul değerlerin kıdem pozisyonuna bağlı olarak korunmalıdır. Bu fonlar aynı zamanda menkul kıymetler ve portföy enstrümanlarına alternatif olarak kullanılır.
-
Coupon (Kupon) : Kredi enstrümanındaki sözleşmeli faiz oranıdır.
-
Covenants (Taahhütname) : Kredi anlaşmalarına yazılan resmi şartlar veya durumlardır.
-
Credit Crunch (Kredi Sıkışıklığı) : Kredi kullanılabilirliğinin çok ciddi sınırlandığı durumlarda oluşur. Normal ekonomik finansal aktiviteler etkilenir. Sıkıştırılmış kredi kotasına göre daha ekstrem bir durum oluşur.
-
Credit Default Swap (CDS) : Kredi devir sözleşmesidir. Alıcı, satıcıya 3. tarafın veya referans olan kişinin borcunu geri ödeyememesi durumunda periyodik dönemlerde geri ödeme yapar.
Geri ödeyememe durumunda:
- Alıcı geri ödenmeyen kısmın nominal değerini satıcıya öder. Buna ‘Fiziksel Anlaşma’denir.
- Veya satıcı alıcıya nominal değer ve Pazar fiyatı arasındaki farkı öder. ‘Nakit Anlaşması’ olarak bilinir.
Birçok bağımsız yatırımcı CDSleri çok az bilmesine rağmen, CDSler genellikle kurumsal borç ve hisse senetleri gibi finansal enstrümanların geri ödenmesinde gecikme olduğu durumlarda borcun teminine karşılık kullanılan kontratlardır. Ama aynı zamanda hisse senetlerinin geri ödenmemesi durumuna karşılık bahisler gibi alınır ve satılır.
Bankalar ve diğer kurumlar, CDSleri mortgage ve diğer borç menkullerinin riskini garanti altına almak için kullanırlar. Pek çok CDS mortgage’a dayalı menkullere destek verdiği için değer olarak battı ve aleyhlerine dava açıldı. -
Cumulative Preferred (Tercihli Hisse Senedi) : Firmanın herhangi bir nedenle kaçırdığı temettüler, ileride olanak bulunur bulunmaz ve normal pay sahiplerinden önce gelecek biçimde ödenir.
-
Currencies and Major Foreign Market Hedge Funds (Para Birimleri ve Belirgin Yabancı PazarHedge Fonları) : Menkuller ve türev menkullerde herhangi bir sınır olmaksızın yapılan yatırımlardır. Bu fonlar para birimleri arasındaki faiz oranları farkını, farklı ülkeler için değişen yatırım şartlarını, tahvil ve kredi pazarlarındaki kararsızlığı ve diğer Hedge Fonları’ndaki çeşitliliğini kullanarak gelir elde etmeye çalışır.
D
-
Debt Service : Ödenecek olan yıllık borç ana para taksiti ile bunu faizinin toplamıdır. Bazen bu terim ödenmemiş borçlar için kullanılır.
-
Default : Borçlunun ana para ve faizi ödeyemediği durumlarda ortaya çıkar.
Devaluation : Bir ülkenin Merkez Bankası veya Para Kurulu tarafındanalınan bir aksiyondur. Yerel paranın yabancı paralar karşısında değeri düşürülür. Genellikle, dalgalı kurun yapacağı etkiden daha ters bir sonuç verir. -
Distressed securities : Banka iflası durumunda veya düşük kredi ratingi olan şiddetli derece değer kaybetmiş menkullerdir.
-
Dividend or Dividens : Hisse senedi sahiplerine, şirketin karlarından payları ölçüsünde yapılan ödemedir. Hisse senedi sahipleri ortak veya tercihli olabilir. Temettüler genellikle nakit olarak ödenir. Fakat bazen hisse senedi olarak da ödenebilir. Temettülerin ürün veya kıymetli metal gibi işlenmiş ürün olarak ödendiği durumlar da vardır.
-
Dividend Yield : Bir çok farklı anlamı olabilir. Yıllık olarak hesaplanmış temettülerin geri dönüş oranıdır. Bu terim, aynı zamanda mevcut ticari fiyatın ifade edilen satın alım fiyatı olup olmadığının varsayımında kullanılır.
Dog or Dogs : Düşük performans sergileyen varlılar veya tercih edilmeyen menkullerdir. Nadiren hisse senedi veya diğer finansal pozisyonlar anlamına gelir.
E
-
Emerging Markets : Finansal piyasadaki ve ekonomik altyapı gelişmelerinin ortasındaki ülkeleri tabiren kullanılan bir terimdir. Bu gelişme daha özgür, daha likit ve ticareti kolaylaştıran pazarlarda görülür. Bu süreçte önceden kazanılmış varlıkların özelleştirilmesi veya işlerin idaresi anahtar bir faktördür.
-
Emerging Market Funds : Açık uçlu veya kapalı uçlu yatırım araçları aracılığıyla, daha kapitalist ekonomiye sahip ülkelerde yatırım yapılır. Bu durum genellikle sosyalist, komünist veya sıkı kontrollü ekonomik sistemlerde ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda Hedge Fonları da gelişmekte olan piyasalarda yer alır.
-
Emerging Market Hedge Funds : Gelişmemiş veya Emerging Markets gibi nakit olan piyasalarda yatırım alanlarını daraltırlar. Ancak az gelişmiş piyasalarda riskin fazla olması sebebiyle getirisinin de fazla olacağına inanılır.
-
Equipment Trust Certificate : Bir tür güvenceli borçlanma şeklidir. Borç senedi veya tahvil işletmenin makine ve donatımı rehin güvencesi karşılığında çıkartılır, genellikle demiryolu donatımının finansmanında kullanılmıştır.
-
Equity Hedge Funds : Firmalar kendilerini uzun pozisyonda daha güçlü olabilmek için daha vasat ve zayıf olan menkul kıymetleri satarlar. Tahviller tatmin edene kadar elde tutulur.
-
Escrow (Taahhütname) : Yazılı olarak hazırlanıp bir üçüncü tarafa emanet olarak teslim edilen ancak belirli koşullar ortaya çıktığında geçerlilik kazanan belgedir.
-
Expected Value : Herhangi bir enstrüman için beklenen, teorik veya gerçeğe uygun değerdir.
-
Expected Volatility: İleriye yönelik ekonomik verilere bakılark piyasalardaki oynaklık veya değişkenliği görebilmektir. Geçmiş, mevcut veya ifade edilen değişkenlikle kıyaslanır.
-
Extra Dividend : Şirketler tarafından ödenen veya ödeneceği duyurulan sıradan temettü politikalarına ilave bir ödemedir. Olağandışı olarak değerlendirilen karların dağıtımını yansıtır.
F
-
Fair Value : Modelleme perspektifinde, bir enstrüman veya pazarın alım veya satımında kayıtsızlık noktasını gösterir. Eğer Pazar fiyatı adil değerden yüksekse menkuller satılır, pazar fiyatı adil değerden düşükse menkul alımı gerçekleştirilir. Eğer ikisi de eşit olursa türev enstrümanlarına bağlı olarak, yaklaşım arbitraj oranına gelir.
-
Fair Value Difference (Adil Değer Farklılığı) : Bir enstrümanın ticari fiyatıyla hesaplanan değerinin arasındaki farklılıktır.
-
Fast Market (Hızlı Piyasa) : Fiyatların çok çabuk değiştiği hacmin düşük olduğu ticari bir durumdur. Bu zamanlarda, fiyat raporları geridedir ve ticari fiyatların oranı fiyat yayılmasının önüne geçer. Genellikle bu durumlarda, özel koşullar uygulanır.
-
Fill or Kill : Hemen yerine getirilmediği takdirde bir borsa emrinin iptalini öngören borsa emridir.
-
Flat Market (Durgun Piyasa) : Menkul değer piyasasının hareketsizliğidir.
-
Floating Rate (Değişken Faiz) : Değişim oranlarının serbest olarak değiştiği durumdur. Aynı zamanda çabuk ve sıklıkla değişen faiz oranları anlamına da gelir.
-
Forward : Vadeli işlemlerde Futures piyasalar gibi vadeli teslimat yapılan pazara benzer. Fakat gözle görülür farklılıklar içerir. Kontrat standardizasyonu eksikliği, merkezi clearinghouse eksikliği, karşı taraf riskine dayanıklılık potansiyeli gibi. Ayrıca bankaların para piyasalarında kullanıldığı gibi kullanılır.
-
Forward Rate Agreement : Bir kurumun sabit faiz ödediği ve değişken faiz oranına eşit bir referans faiz oranı kadar geri dönüşüm aldığı vade kontratıdır. Ödemeler belli bir tutar üzerinden hesaplanır ve netleştirilir, sadece fark ödenir. Referans oranı efektif tarihinden 1-2 gün önce sabitlenir. Belirli bir kur üzerinden pazar konvansiyonuna dayanır. Sabit faiz oranını ödeyen borçlu veya alıcı olarak, sabit faiz oranını geri dönüşüm olarak alan borç veren veya satıcı olarak bilinir.
-
Fixed Rate Mortgage : Sabit faizli ipotek kredisidir.
-
Floating Rate Note : Değişken oranlı bonolardır.
-
Fundemantal Analysis (Temel Analiz) : Bir hisse senedinin gerçek değerinin doğrudan onu etkileyecek faktörlere bakılarak tahmin edilmesidir.
-
Futures Contracts: Bir mal veya mali değeri gelecekte belirli bir fiyattan almak veya satmak üzere yapılan sözleşmedir. Bu sözleşmeler genellikle endüstri alanında, döviz mevzuatı ve hükümetin düzenleme kanunları ile ilgilidir.
G
-
General Obligation Bonds : Belediyelerin, vergi toplama güçlerine dayanarak çıkartmış oldukları tahvillerdir.
-
GNMA : Ulusal Hükümet Mortagage Birliği veya Ginnie Mae olarak bilinir.
-
Growth Funds : Diğer pek çok şirketten daha iyi bir performans göstermesi beklenen şirket hisselerine yatırım yapan yatırım fonlarına denir. Daha iyi bir performanstan, sektörde var olan diğer şirketlerden daha hızlı büyüme ile kendini gösterir.
-
GSE : Kısaca “Devlet Destekli Kuruluşlara” verilen isimdir. Örneğin, Fannie Mae ve Freddie Mac mortgage kuruluşlara buna örnektir.
H
-
Hedge : Var olan pozisyonun korunmasını amaçlayan gerçekleştirilen edimlerdir. Hedge’ler kısa ya da uzun olabilir. Uzun hedge, kısa dönem güncel pozisyonlara karşı korunmak amacıyla bir türev kontratın satın alındığı bir pozisyonu ifade eder. Kısa hedge ise, uzun dönem güncel pozisyonlara karşı korunmak için bir türevin satıldığı pozisyonu ifade eder.
-
Hedge Fund : Alternatif yatırım enstrümanlarıdır. Hedge fon işlem yöntemleri, fonlar arası farklılıklar gösterebilir. Bir kısmı; para birimleri, krediler, türev ve hisse senedi piyasaları gibi daha geniş ekonomik gruplardaki hareketlerde pozisyon alan Macro fonlardır. Diğerleri ise daha dar kapsamda, örneğin konvertibl menkul kıymet ya da mortgagea dayalı menkul kıymet gibi, işlem yaparlar. Bu fonlar sınırlı ortaklı şeklinde işler. Ortaklar sayısında, minimum finansal standartlar ve yükümlülüklerde bir kısım kısıtlamalar bulunmaktadır.
-
Hot Issues : Gerçekleşme gününde, prim değeri halka arz fiyatından daha yüksek olarak işlem gören hisse senetlerine denir. Fakat, bu tür hisselerde işlem yapmada bazı kısıtlar ve yasaklar vardır. Bunlar aracı firmalarda çalışanlar ve onların aileleri için geçerlidir. Ayrıca diğer ilgili taraflar da bu sınırlamalara tabi olabilirler.
-
Hurricane Bonds : Kabul edilemeyecek yüksek riskleri spekülatörlere aktaran afet bonolarıdır. Fakat karşılığında spekülatörler de piyasa ortalamalarının hayli üzerinde bir gelir elde etme potansiyeline de sahip olurlar.
-
Hybrid : Karışık özelliklere sahip olan bir menkul kıymettir. Bir örneği, konvertibl bonodur. Kuponu olup faiz öder ve böylece bu açıdan bir kredi piyasası enstrümanı gibi davranabilir. Lakin, dönüşüm özelliği bu enstrümana tahvil özelliğini de eklemektedir.
-
Hybridization : İki ya da daha fazla kredi, tahvil, para birimi ya da emtia özelliğini içeren yeni bir enstrüman yaratma edimidir.
I
-
Income Bonds : Vadesi dolduğunda anaparanın geri ödenmesini taahhüt eden menkul kıymetleri ifade eder. Fakat bu bono diğer bonolardan, faizin sadece kazanıldığında geri ödeneceğini taahhüt etmesiyle farklılaşmaktadır. Bunlar imtiyazlı hisselerin pek çok türüyle de benzerlik ihtiva eder. Fakat bu bonoların, ödenen faizlerin vergiden düşülebilmesi özellikleri nedeniyle, imtiyazlı temettü ödemelerine nazaran bir avantajları bulunmaktadır.
-
Index Funds : Spesifik bir göstergeye ya da endekse bağlı olan yatırım fonları gibi yatırım araçlarına verilen isimdir. En popüler endeksler arasında, S&P 500, S&P 100 gibi endeksler gösterilebilir.
-
Initial Public Offering (IPO) : Bir şirketin/işletmenin menkul kıymetlerinin, halka ilk arzıdır. Halka ilk arz gerçekleştikten sonra, bu menkul kıymetler ikincil piyasalarda işlem görmeye başlarlar.
-
Insider Information : Bir şirketin umama açık olmayan iç işleriyle/faaliyetleriyle ilgili önemli bilgilerdir. ABD dahil olmak üzere pek çok ülkede, bu şekilde sağlanan bilgilere binaen işlem yapmak illegaldir. Zira normal olan, bu tarz bilgilerin ilgili şirketin yüksek kademe yöneticilerinin ya da onlarla sıkı bir şekilde çalışanların elinde olması gerektiğidir.
-
Intellectual Property : Telif haklar, ticari markalar ve patentler gibi varlıkları ifade eder. Ayrıca şirket logoları ve bunlarda kullanılan özel renkler de bu tarz varlıklar arasında gösterilebilir.
-
Interest Rate Risk : Genel faiz seviyelerinde ya da verim eğrilerinde meydana gelen değişimlerden doğacak riskleri ifade etmektedir. Bu önödeme riskiyle de benzerlik gösterir.
-
Interest Rate Swap : Bir tarafın, değişken faiz oranlarına karşılık sabit kupon oranlarını seçtiği anlaşmadır. Bu tarz işlemlerde ortak payda anapara ödemelerinin değil, nakit akımlarında swap yapılmasıdır. Nakit akım ödemelerinde önceden belirlenmiş periyodik ayarlamalar vardır.
-
Intermarket Trading System : Çeşitli kayıtlı takaslar arasında kurulan bir networktür. Amerikan ya da New York borsalarında listelenmiş kağıtlar ile diğer katılımcı bölgesel borsalar arasında rekabeti teşvik etmektedir.
-
Intermediate Corporate Bonds : Şirketler tarafından ihraç edilmiş yatırım amaçlı tahvillerdir. Vadeler 1 ila 10 yıl arasında değişir. Bu menkul kıymetler bankaları, diğer finansal kuruluşları ve diğer endüstriyel ihraçcıları kapsar.
-
Intrinsic Value : Bir menkul kıymetin içsel/temel değeri manasına gelmektedir. Bir varlığın gelecekte yaratacağı gelirlerin toplamıyla ortaya çıkar.
-
Inverted Market : Vadeli işlemlerin, spot ya da daha yakın aylarda kırdırılmaya başlandığı piyasa koşullarını ifade eder.
J
-
January Effect : Küçük ölçekli hisselerin fiyat davranışlarında özellikle yılın ilk haftalarında görülen yukarı doğru hareketlenmedir. Bazı analistler bu hareketlenmeleri emeklilik fonları için hisse senedi alan bir kısım endeks fonlarına bağlamaktadır. Bu tarz hareketlenmelerin marjinal etkisi görece küçük ölçekli hisselerde diğerlerine nazaran daha fazla olabilir.
-
Jump Bonds : Bir ya da birkaç olaya ayarlanmış ihraçlardır. Örneğin, herhangi bir olay gerçekleşmesi başka bir ödeme anlaşmasını sağlayacak bir hareketi tetikler.
-
Jump (Diffusion Process) : Piyasada bir fiyat seviyesinden ani bir ayrılış durumunu ifade eder. Bu ayrılış, yükselişe ya da inişe tekabül edebilir.
-
Junk Bonds : Yatırım harici borçlanma menkul kıymetlerini belirtir. Zaman zaman bu ihraçlar yüksek getirili menkul kıymetler olarak da adlandırılı. Bunların Baa/BB-‘den düşük kredi dereceleri bulunmaktadır.
L
-
Leveraged Buy Out (LBO) : Bir işletmenin borçlanarak satın alınmasıdır. Çoğunlukla ilgili borçlanmalar, satın alınması hedeflenen işletmenin çeşitli varlıklarının teminatlandırılması ile sağlanabilir.
-
Lessee : Bir mülkün sahibinden kiralayan kişiye verilen isimdir. Bu mülkler gayri menkul, değerli metaller ya diğer varlıklar olabilir. Eğer ilgili varlıklar gayri menkul ise, bu kişiler aynı zamanda kiracı olarak da adlandırılır.
-
Lessor : Bir mülkü başka bir kişiye kiralayan şahsa denir. Gayri menkul durumlarında, kiralayan bu kişiye aynı zamanda arazi sahibi de denir.
-
Leverage : Bir yatırımın piyasa etkisinin artırılması, büyütülemesi konseptini ifade eder. Fakat “Leverage” hem kazancı hem de kaybı büyütebilir. Kurumsal finansmanda, leverage borcun özvarlığa oranını ifade eder. Borçlanma özsermaye karlılığını artırabilir, zira ödenecek faizler masraf olarak gösterilebilir.
-
Liquidation : Bir portföyün azaltılması ya da tamamen kapatılması amacıyla eldeki bir kısım ya da tüm pozisyonların satılması edimine denir.
-
Listed : Yetkili bir borsada işlem görmesine izin verilmiş menkul kıymetleri ifade eder. Bu aynı zamanda, listelenmemiş borsa dışı işlemlere aracılık eden piyasalarla da karşılaştırılabilir.
-
Long : Satın alıcı poziyonda olmayı ya da piyasada fiyatların yükseleceği beklentisine sahip olan taraf olmayı ifade eder.
-
Long Hedge : Pozisyona eşit olan açık vadeli işlemlerin durumunu ifade eder. Burada, anlaşılmalıdır ki; hedge yapanlar kısa fiili pozisyona karşı uzun vadeli işlemlerdir.
-
Long Coupon : Yerel yönetim menkul kıymetlerinin ilk kuponuna denir. 6 aydan daha fazla bir sürede birikmiş faizleri yansıtır.
M
-
Macro Hedge : Toplam pozisyonun net risklerini hedef alan portföy risk yönetimleridir. Genel olarak, bu hedgeler daha komplike portföyleri için micro hedgelerden daha verimlidir.
-
Macro Hedge Funds : Endekse ya da göstergeye daha odaklı fonlardır. Daha çok aşağıdan yukarıya doğru olmasından ziyade yukardan aşağıya yöneliktir. Fiili menkul kıymetler, emtialar, para birimleri, vadeli işlemler ya da türevleri kullanan stratejileri ihtiva ederler.
-
Market-to-market : Günlük bazda, pozisyonlar için makul fiyatların belirlenmesini sağlayan değerleme sürecidir.
-
Market Cap or Market Capitalization : Bir şirkete biçilen değerdir. Var olan hisse fiyatlarıyla tedavüldeki hisse senetleri sayısının çarpılması yöntemiyle hesaplanır.
-
Money Market Funds : Kısa dönemli enstrümanlara, örneğin hazine bonoları, varlığa dayalı menkul kıymetler ya da şirket hisserleri, yatırım yapan yatırım fonlarıdır. Genel olarak ifade edilebilirse, bu yatırımları vade tarihleri bulunmaktadır ve bu da 1 yıldan azdır. Bu fonlar net varlık değerini hisse başına 1 dolar dolaylarında tutmaya çalışırlar. Fakat, bu fiyat seviyesiniin korunabilmesinde bir garanti söz konusu değildir ve bu durumun gözlendiği pek çok vaka görülmüştür.
-
Mortgage : Bir kredi sağlayabilmek adına gerçek bir gayri menkule konmuş rehindir. Kredi enstürmanı bir bono ya da senettir.
-
Mortgage Backed Securities : Gerçek bir gayri menkule dayanan hem genel olarak hem de porftöye özel tasarlanmış menkul kıymetleri ifade eden bir terimdir.
-
Mortgage Backed Securities Hedge Funds : Genel olarak fiili mortagage’a dayalı menkul kıymetlerde uzun pozisyonda, türevler, hazine kağıtları gibi menkul kıymetler kısa pozisyonda olmak üzerene odaklanmışlardır. Bu fonlar tipik olarak yüksek değerli acenta kağıtları, CMO’lar ya da REMIC’lerden satın alırlar. Pozisyonlarını da repo piyasası vasıtasıyla finanse ederler.
-
Mutual Fund : Tedavüldeki hisselerin sayısının talebe göre değiştiği yatırım şirketlerine denir. Eğer yatırımcılar daha fazla hisseye sahip olmak istiyorlarsa, fon yenilerini satacaktır. Eğer var olan hissedarlar ellerindekileri azaltmaya niyetlilerse, fonlar bunları net varlık değerinden satın alacaktır. Son yıllarda nakde çevirme süreçlerini yavaşlatan bir kısım yeni hükümler bulunmaktadır. Bundan önce, fon hisselerinin talep anında hemen nakde çevrilebilme kabiliyetleri vardı. Bu tarz yatırım şirketlerini aynı zamanda “Açık Uçlu Fonlar” olarak da bilinirler; zira tedavüldeki hisselerin sayısı günden güne büyük değişimler gösterebilmektedir.
N
-
Net Asset Value : Bir yatırım biriminin ya da hissenin değerini ifade eder. Yükümlülükler vasıtasıyla, tüm yatırımların piyasa değerinin ayarlanmasıyla hesaplanır. Daha sonra, net dolar değeri, tedavüldeki hisselerin ya da birimlerin sayısına bölünür. Nakde çevirmeye ilave masraflar eklenmediği sürece, net varlık değeri piyasa işlem değeri haline gelir.
-
Net Coupon : Mortgage’a dayalı menkul değer yatırımcılarına yapılan kupon ya da faiz ödemelerine denir.
-
No Load : Fon hisselerinin satın alınmasında ya da nakde çevrilmesi için yapılan değerlemelerde herhangi bir masrafın alınmadığı yatırım fonu işlemlerine denir. Tekil net varlık değeri üzerinden işlemler gerçekleştirilir. Bunun dışında ayrı bir teklif ya da arz fiyatı bulunmamaktadır.
-
Nominal : Bir gösterge manasında kullanılır. Örneğin, bir menkul değerin nominal fiyatı, nominal teklifi ya da nominal arzı olabilir. Fakat, bu durum bir aracının ya da broker’in ilgili fiyattan ve bahsi geçen zamanda bu işlemi gerçekleştirmek isteyeceği manası gelmeyebilir. Gerçekleşecek müteakip fiyat hareketlerinin dayanağı olan noktayı ya da seviyeyi göstermektedir.
O
-
On-the-Runs : son zamanlarda ihrac edilen hazine kağıtlarıdır. Çoğu zaman endeks ve fiyat kıyaslamaları için kullanılır.
-
Open End Investment Company : Hisselerini günlük arz ve itfa eden ortak yatırım fonudur. Bu fonlar no load fund (satış temsilcisi kullanmayan) fonlardır yani yatırımcı başlangıç yatırımı ya da itfası için komiyon ödemez.Bu fonlar önceden deklare edilen bir tarifeye göre load fund olarak yatırım ya da itfa komisyonu alabilirler.
-
Original Issue Discount : Nominal değerinin altında satılan bonodur. Ayrıca zero coupon bond da olabilir.Bu terim kurumsal ya da hazine bonolarını kasteder. Bu fonlardan elde adilen kazanım periodic nakit akışı olmasa bile vergilendirmeye tabidir.
-
Origination Fee : Mortgage ihraç maliyetidir. Mortgage uygulamaları için kullanılır.
-
Over the Counter (OTC) : Borsada yer almayan menkul değerler pazarı. Sabit getirili menkul değerler ve çok küçük sermayeli hisseler bu gruptadır. Borsa yer alanlar ile arasında ki belirgin fark borsadaki hisseler standard iken OTC enstrumanlarının kişiselleştirilebilmesidir.
P
-
Par (bond) : Borcun asıl değeridir. Bonolar 1000 $ lık küpürle ihraç edilirken fiyatları bu küpürün yüzdesi olarak yazılır. Örnek olarak 105 $ lık bono $ 1050 anlamına gelir.
-
Partial Hedge : Riskin tamamının değil ancak bir kısmının güvenceye alındığını bir risk yönetimi terimidir. Piyasa koşuluna göre tercih edilen bir harekettir. Dışşal etkenlere göre değerlendirilir.
-
Par Value (stocks) : Sermayenin aktifleştirilmesi için kullanılan bir muhasebe terimidir.İsteğe bağlıdır.
-
Pass Through : Menkulleştirilmiş mortgage rehinlerini pazarlamada kullanılan terimdir. FNMA veya FHLMC gibi birleşik devletler agentaları aracılığı ile ihraç edilirler.Temel teminatlar mortgage firmaları ya da bankalar tarafından verilir. Bu hizmetten hasılat gelir komisyon geliri olarak kabul edilir.Anapara ve faiz ödemeleri yatırımcıya gider.Bu entstrumanın çekici olan iki özelelliği menkulleştirme işlemi yatırımcının anapara ihtiyacını düşürür ve varlık likidetisini geliştirir.
-
Penalty Bid : Yeni ihraç edilen bir menkul değerin fiyatını destekleme veya istikrarlaştırma amacındaki konsorsiyum çabasını ifade eder.Bu aktivite ilk fiyat teklifi düzeyinde veya altında iken gerçekleşir.
-
Phantom Income : Yıl içinde faiz dışında bir nakit akışı olmamasına rağmen vergilendirilebilir gelirler.
-
Pipeline : Çoğu zaman morgage ile alakalandırılan bir risk türüdür. Aktif varlığın satış başvurusunun kabul edildiği zamandan itibaren ortaya çıkar.Bazı analizciler bu işlemi iki kısıma ayırırlar:üretim ve stok. Üretim başvuru ile başlar ve mortagage in kapatılmasına kadar devam eder. Stok riski ise kapanma ile başlar ve ürün hedge edilene ya da satılana kadar sürer. Planned Amortization Class : Makul bir yaşam süresi beklentisi ile yapılandırılmış ve erken ödeme oranı belirli arada kalan mekul değerdir. Faiz ve anapara ödemeleri diğer anlaşmalardaki benzerlerine oranla daha istikrarlıdır.
-
Pooling : Farklı borçların alım satım amacı ile standartize edilmiş veya tanımlanmış şekilde birleştirilmesi.Bu işlem ikincil rehinlerin daha homojen olmasını sağlar. Pooling işleminin asıl faydası muhtelif jenerik menkullerdir.
-
Preferred Stock : Temettü dağıltımında sıradan ortak hisselere nazaran önceliği olan menkul değerlerdir.Oy hakkı olmayan faizli hisseler daha cok tercih edilir. Ancak ödemelerde meydana gelebilecek bir aksama ya da başka taahütlerde meydana gelebilecek herhangi ibir ihtilal seçilecek bazı hisse sahiplerine oy hakkı verebilir.Bu hisseler konvertible, kümülatif, katılımcı, oy hakkı vb bazı özellikleri barındırabilir.
-
Premium for Bonds : İpotekli Mortgage Senetleri , Kurumsal Bonolar ve Hazine Boneolarının par değerini aşan fiyatıdır. dönüştürülebilir senetler için menkul değerin dönüştürülebilir değeri üzerinde alım/satımını ifade eden terimdir.
-
Prepayment Penalty : Erken ödeme durumumda borçluya yansıtılan maliyettir.
-
Prepayment Risk : Borcun erken ödenmesi durumunda söz konusu olan potensiyel kayıptır. Faizin düşme eğiliminde olduğu dönemlerde daha yaygın görülür.
-
PSA : Public Securities Association.Bankalar, Brokerlar ve aracıların bonolarını düzenleyip sattıkları kuruluş.Bunların içinde US hazine, agentaı, belediye ve ipotekli mortgage senetleri yer alır. Bu kurum ikincil mortgage piyasasının standartlarını ve uygulamaları belirler. PSA ön ödeme Modelleri ve varsayımları bunlara örnektir.
-
Put Option : Alıcısına ifayı zorunluluk değil fakat hak olarak veren ikincil kontrattır. Hisse senetlerinde hisse ortağı ya da sahibi 100 hissesini taahhut edilen fiyattan satıcıya devreder.Vadeli işlemlerde kontrat sahibi piyasada taahhut edilecek fiyata için efektif bir pozisyon almış olur. Kontrat satıcısısı uzun vadeli pozisyon almış olur.
R
-
Real Estate Investment Trust : Gerçek mülkiyet barındıran özel yapıdır. Bu mülkiyetler apartman, alışveriş merkezi, dükkan büro vb. Gerçek varlıklar olabilir. Bu zimmet getirisinin % 95 ini ayrı bir vergi muamelesi gereği hisse sahibine vermek durumundadır.
-
Real Estate Mortgage Investment Conduit : Mortgage getirilerinin çifte vergilendririlmesine mani olmak için kullanılan bir araç.BU bonolar bazen GO (General Obligation) bonolarından daha riskli görülür.
-
Revenue Bonds : Faiz ve anapara ödemelerini için belirli kaynak sahibi olan bonolardır. Bu bonoların konuları belediyenin vergilendirme alanı dışında kalan faaliyetlerle ilişkilidir. BU bonolar bazen GO (General Obligation) bonolarından daha riskli görülür.
S
-
Scheduled Bonds : Anapara ödemelerinin mutabık kalınmış tarifeler uygun şekilde almak için dizayn edilmiş entrumandır. PAC (Planned Amortization Class) ve TAC (Targeted Amortization Class) gibi bonolar için kullanılır.
-
Secondary Market : IPO (Inıtal Puplic Offering) sonrası alım satımların yapıldığı piyasa.
-
Securitization : Finansal enstrumanların mübadele edilebilecek şekilde toplanması homojenleştirilmesidir. Devralma, Sınıflandırma, rehin, dizme, birleştirme ve dağıtma bu işlemin işlevleridir.Securitization’ın bir yaygın avantajı rehin ve finansal enstrumanlar bağlı olarak likidite kazandırmasıdır.Ayrıca birim borçların standardlaşrtırılmasıdır..
-
Serial Bonds : Anapara için farklı vadelelerde bonoların ihraç edilmesi. Çoğu zaman bu bonolar yıllık bazda ihraç edilir ancak ayrı tarihililer de olabilir.
-
Share Repurchase : Açık piyasada bir şirket kendi hisselerini aldığında meydana gelir.Bazen fiyat artırmak için bu işlem yapılır ya da opsiyon veya teşvik amacı da olabilir. Çoğu zaman firma sahiblerine eldeki müsa,it kaynağı bu tarz değerlendirmek diğer yatırım entrsumanlarına göre daha tercih edilebilir gelebilir.
-
Short : Eldeki menkul değerin varlığın değerinin düşeceği beklentisi ile satılması.
Short Hedge : Ürünün uzun vadede fiyatının düşeceği varsayımı ile satarak uzun vadede kayba karşı korunma stratejisi. -
Short Selling : Daha sonra ucuza alma beklentisi ile eldeki enstrumanının yüksek fiyattan satılması.Bilhassa spekulatorler için söz konusudur. Risk yöneticisi genellikle global ya da bölgesel çıkışlara karşı satış gerçekleştirir.
-
Sovereign : US dışında bir yönetim tarafında ihrac edilen menkul değeri ifade eder.Çoğu zaman hazinenin yönetim kağıtlarının faiz ve anapara ödemelerine arka çıkacağı düşünülür.Ancak bazen bu destek yetersiz kalır ve sorunlar yaşanır.Bazen siyasi krizler yaşanır ve gelen yeni yönetim eski taahutleri tanımaz.Bazen de tanımlanan kaynak geri ödeme için yetersiz kalır ve bu sebeple borcun yeniden yapılandırılması gerekir.
-
Special Purpose Vehicle : Sınırlı bir amac ve süre için oluşturlumuş kuruluş. Bunlar geçiş süreçleri ya da dönüşüm dönemleri organizasyonlarıdır.çeşitli mortgage, emlak veya kredi harerketleri için yaratılırlar.
-
Spinoff : Merkezden ayrılmış birim ya da şirket. Burada ana hissedar bağımsız yeni kurum için pro rata sahiplik hissesi alır.
-
Spread : İki alakadar enstrumanın eş zamanlı olarak alınıp satılmasıdır.bu strateji fiyat riskini temel veya ilişik risk pozisyonuna dönüştürmeyi amaçlar. Ayrıca emir ve teklif arasındaki fark ya da kar marjı olarak da algılanır.
-
Strike Price : Menkul değer, future veya emtia icrasında taahut edilen opsiyon fiyat seviyesi.
-
Stripped Mortgage Backed Securities : MBS den türeyen bir menkul değerdir. BU menkul değerlerde nakit akışı IO (interest only) sade faiz ve PO (principal only) sade anapara menkul değeri olarak ikiye ayrılır.
-
Strips : Ayrıştırılmış hazine yükümlülükleri. Anapara ve faiz ödemeleri asıl menkul değerden ayrılır.Ayrılmış anapara bazen Corpus olarak adlandırılır. Bu isimlendirmede farklılılar gözlemlenebilir. Ancak bu ayrıştırılmış halde piyasaya sürülen enstrumanlar çoğu zaman Zero Coupon Bondstur.
-
Structured Products : Ismarlama ikincil market enstrumanlarıdır. Bunlar Collateralized Loan Obligations, Collateralized Mortgage Obligations, Swaps, Unlisted and Exotic Options, ve diğer Collateralized Obligations’lardır. Bu ürünler türevsel ürünler grubu içinde kabul edilir.
-
Subordinated : Ödünç alan için daha düşük seviyede önceliği ve değeri olan menkul değerler sınıfıdır.Genellikle güvence altına alınmamış yükümlülğklerdir.Junior notes ya da bono olarakta isimlendirilir.
-
Substitute Cash or Dividend Payment : Short sale durumunda ortaya çıkar. Menkul değer karşılığı borç veren ikame kar veya nakit ödeme hakkı olur. Menkul değerinin asıl alıcısı ise asıl karın yanında oy hakkını da alır.
-
Support for Prices : Hisse, bono, döviz ve emtialar için alım emirlerinin geleceğinin beklenildiği fiyat seviyesi.Basit uygulamasıyla fiyatın alım gördüğü yerdir. Daha kompleksi alım/satım aralığının alt sınırını ifade eder.
-
Swap : İki ya da daha fazla taraf arasında gerçekleştirlen yaygın bir finansal işlemdir.Swap; döviz kurları ve faiz oranları riskine karşı geliştirilen, fon kullanıcılarına farklı piyasalardaki uygun fonlara erişebilme, bu fonların uygun kullanımını sağlama, riski azaltma ve sabit faizli bir fonu değişken faizli bir fona değiştirme imkanı veren finansal bir tekniktir.
T-U
-
Term Structure of Interest Rates and Volatility : Kısa vadede oranların uzun vadelere oranla nazaran daha fazla çeşitlilik görülebileceğini ifade eder. Kayıtlara göre kısa vade oranları uzan vadeden daha fazla değişken daha iniş çıkışlıdır.Ancak uzun dönemde ensturmanlar daha fiyat duyarlıdır. Bu fiyat duyarlığı belirli dönemler arasında bakılarak ölçülebilir.Tipik olarak opsiyonsuz borç enstrumamları içsel ve dışsal olarak uzun vadeli işlemlerdir. Zero coupon menkul değerler kupon ödemeli olanlara kıyasla daha fiyat duyralıdırlar.
-
Terminal Value : Finansal kalan, bakiye veya işlem sonu değeri ifade eder. Opsiyon süresi sonunda kalan değer veya hedge süresi sonunda pozisyon bunlara örnektir.
-
Tranche : Yapılandırılımış finansal enstrumanın parçaşı dilimi ya da porsiyonudur. Tranche ensturmanın yerel yada uluslararası segmentini ifade ediyor olabilir. Her tranch farklı ihtiyaclara yönelik farklı ekonomik özellikler barındırabilir.
-
Treasury Stock : İhracından sonra bir kurum elinde bulundurulan hisse miktarıdır. Bir kurumca alındığında hissenin oy hakkı ve temettü ödemesi olmaz.Bu hisseler farklı amaçlar için geri ihraç edilebilirler. Bu durumda temettu ve oy hakkını geri alırlar. Ayrıca bu hisseler daimi olarak tedavülden kaldırılabilirler.
-
Unit Investment Trust : Başlangıçta bir seferlik fonlanan ve mal alım belgesine benzer likidite yatırmına benzer alım belgeleridir.Kurumsal bonolar, hükümet bonoları ve mortgage senetleri bunlara örnektir. Faiz ödemeleri ve anapara ödemeleri yatırımcıya geçer. Daha başka bir yatırım amacı ile devredilemez.bu özelliği ile süresiz fonlardan farklı olarak süreli fonlara benzerler.
V-W
-
Value Funds : Asıl değerinin altındaki şirketlere yatırılan artak yatırım veya emniyete alınmış fonlardır.Nicelik olarak bu şirketlerin fiyat/kar, fiyat/satış ya da muhasebe değeri ortalama değerinin altında ibraz edilmiş olabilir.Bunlara rağmen bu varlıklar katılımcılırınca pazarlık edilebilir veya cekici bulunurlar.
-
Vulture Funds : Finansal sıkıntı sebebiyle uygun olan varlıkların alımıyla ilgilenen yatırım araçlarıdır.Bu varlıkların kendileri zarar görmemiş ancak sahipleri acil nakite ihtiyaçları vardır. Bu terim genellikle emlak sektorunde veya borsada adı olmayan hisseleri az sayıda kişinin elinde olan şirketler için kullanılır.
-
Warehouse Receipt : Kabul gören bir antrepo veya ardiye tesisinde bulunan emtianın sahipliğini gösteren belgedir.
-
Warrant : Menkul değerler için farklı emtia için farklı anlamda kullanılır.Menkul değerler için expire tarihi, taban fiyatı ve başka icra durumları olan türev enstrumanını ifade eder. Emtia için belirli bir lottaki emtaianın sahipliğini gösteren makbuz anlamındadır.
-
Wash Sale : Economic çıkar aranmadan bir menkul değerinin ya da entstrumanın satılması ya da alınmasıdır.Vergi ya da raporlamalarda fayda amacıyla yapılabilir. Genelde hileli alım/satımlardır.
Y-Z
-
Yield : Aktif karlılığı oranıdır.Genelde piyasa mevcut piyasa fiyatı olarak beyan edilir.
-
Yield Curve : Grafiksel olarak faiz oranlarının değişik vadelere göre prezentasayonunu belirtir.Prezentasyon genelde kısa vadeden uzun vadeye doğru yapılır.Piyasanın enflasyon/deflasyon, likidite, economic, finansal ve benzeri piyasa güçleri hakkındaki görüşünü yansıtır.
-
Yield to Call Option, Option or Event Date : Bir çeşit yield to maturity’dir fakat kısa vadeli beklentiler için uyarlarnır. Varlığın ilk opsiyon veya haddine kadar tutuluduğu varsayılarak mevcut piyasa fiyatında beklenen gelire göre hesaplanan getiri oranıdır. Ürün vade sonundaki değeri(par value) altında alım/satım görürse yield to call,option or event date coupon oranından yüksek olur. Ürün vade sonundaki değeri(par value) üstünde alım/satım görürse yield to call,option or event date coupon oranından düşük olur.
-
Yield to Maturity : Varlığın vadesine kadar tutulduğu varsayılarak mevcut piyasa fiyatında beklenen gelir akışına göre hesaplanan getiri oranındır.eğer ürün vade sonundaki değerinin altında alım/satım görürse yiel to maturity kupon oranından daha büyük olacaktır. Eğer ürün vade sonundaki değerinin (par value) üstünde alım/satım görürse yield to maturity kupon oranından düşük olacaktır.
-
Zor Accrual Bond : Büyüme eğiliminde bir menkul değerdir. Bilançosu daha çok zero coupon bond tarzında büyür ancak erken ödeme veya başka şeylere maruzdur.
-
Zero Coupon Bond : Kupon ödemesi yapmayan, buna mukabil vadedeki değerinin altında (discount) işlem gören bono/tahvil türüdür. Vadesinde veya erken ödeme opsiyonunda taahut edeilen miktarın altına düşebilmek için faiz ve/veya anaparada indirim yapılan menkul değerlerdir. Bu menkul değeler hazine bonosu veya başlangıç değerinde kırdırlan diğer kağıtlar gibidir. Zero coupon bondların ters faktorleri ve bazı başka saklı veya açık özellikleri olabilir.
Sihirli Kelimeler: analiz, bankacılık, finans, getiri, kriz, piyasa, sektör, sermaye, sözlük, spk, terim, yatırım


![[popup] [popup]](http://www.kelimelerindili.com/wp-content/plugins/shout-stream/popup.png)
