
Profesyonel Blogculuk
Uzun zamandan beri çeşitli forum ve blogları takip ediyor ve kendim içinde ufaktan birşeyler yapıyorum. Blog kavramını ilk duyduğumda nedir diye merak edip blogları ziyaret ettim. Benim ziyaret ettiğim bloglar ücretsiz alan adı veren sitelerden olduğundan yaptıkları iş bana çocukça gelmişti. Ancak ziyaretçi sayılarına baktığımda rakamların yüksekliği gözümden kaçmamıştı. Şimdilerde ise çocukça dediğim sektörde yazı yazıyorum. Ne gariptir ki bu hikayemi her hatırladığımda gülümserim
Lafı fazla uzatmadan konumuza girelim. Özellikle son yıllarda sayıları hızla artan ve her yerde gördüğümüz bloglar sayesinde bir iş kolu daha doğdu. “Profesyonel Blogcu” kavramı hayatımıza girdiğinde herkes internet üzerinden konuya değindi. Bloglarda uzun zaman tartışıldı bu meslek türü. Gerçekten blogcu olup profesyonel olunur muydu? Profesyonellik neydi? Özgün içerik sağlayarak insanlığa faydalı olmak mıydı yoksa günlük olarak dişlerini hangi şekilde fırçaladığı, bugün hangi bardakla su içtiğini vs. şeyleri paylaşmak mıydı? Bende bir blogcu olarak bu konuyu enine boyuna araştırmaya karar verdim.
İlk konu olarak Wall Street Journal’ın yaptığı araştırmanın sonuçlarını vermek istiyorum. Sadece Amerika’da 20 milyonun üzerinde blogcu olduğunu ve bunların 1.7 milyonunun bloglarından para kazanabildiğini ancak bu rakamın sadece %2 sinin hayatını tamamen blog yazarak kazandığı belirtilmiş. İşte tam bu noktada bu haberin etkisiyle beraber ülkemizde neden bu durum sözkonusu değil ve bizdeki blogcular neden kazanamıyorlar sorusu aklıma kurcaladı. İlk önce internet üzerinde bu konuyla ilgili yazılmış yazıları okudum. Gördüm bu konuda bile yazıların birçoğu kopyala yapıştır misali birbirinin aynısı. O zaman bütün blogcuların en başta bilmesi gereken/bildiği bir konu olan özgün içerikli yazıların bloglarımızda olması.
-
ÖZGÜN İÇERİKLİ YAZILAR YAYINLAYIN
Özgün içerik kavramından başlayacak olursak; birçok blogcunun hala forum misali kopyala yapıştır yaptığını görmekteyim. Bu durum blogunuza kısa vadeli bir popularite kazandırabilir ama google amca eninde sonunda size gereken cevabı verecektir. Unutmayın blogunuz sizin mekanınız, hiçbirşey düşünmeden kafanızı boşaltabileceğiniz bir yer olmalıdır. Eğer başkalarının yaptıklarını kopyalayacaksanız bu blogculuk değil düpedüz sahtekarlık, dolandırıcılık veya düzenbazlıktır. Ama alıntı yapmayın demiyorum. Birşeyler alacaksanız bu yazının tamamı değil yazıda anlatılmak istenen konunun özü olmalıdır. Gerisi sizin yorumlama gücünüze kalmış birşey.
Ancak bu noktada şunu belirtmek isterim ki blogunuza yazacağınız konu daha önce hiç yazılmamış ve sadece sizin araştırmanızdan oluşuyorsa işte o zaman blogunuzun hakkını vermişsiniz demektir.
Diğer önemli bir konuda blogunuza zaman ayırmaktan geçmekte…
-
BLOGUNUZA ZAMAN AYIRIN
Biliyorum birçok kişi bunu yanlış anlayacak. Birçok kişiden şimdiden şu cümleleri duyabiliyorum. “Ben aklıma estikçe yazarım. İlla haftada şu kadar konu yazmalıyım diye bir baskı kurmam üzerimde.” Ancak illaki bir hafta içinde internette gezerken, arkadaşlarınızla muhabbet ederken veya yolda yürürken birden aklınıza gelen bir konu olacaktır. İşte size bir fırsat. Eve geldiğinizde blogunuza biraz zaman ayırarak aklınızdaki konuyu kendi yorumunuzla blogunuzda yayınlayın.
Konuda anlatmak istediğim durumda bu zaman ayırma meselesi. İlla oturun bilgisayarın başına ben bu akşam bir konu yazmalıyım değil de aklınıza muhakkak gelen konulardan bir tanesini seçip yayınlamanız. Böyle yaptığınız müddetçe hem yorum gücünüzü hemde blogunuza bir orjinal konu daha ekleyerek profesyonelliğe yaklaşmış olacaksınız.
Bir diğer önemli konu ise sosyal platformlara konularınızı eklemeniz.
-
YAZILARINIZI SOSYAL PLATFORMLARA EKLEYİN
Blog dünyasında olupta sosyal platformları kullanmayanınız varsa bu dakikadan itibaren kullanmaya başlasın. O kadar araştırma yapıp birçok makale okuduktan sonra konunun özüne vakıf oldunuz. Belli bir zaman ayırarak konunuzuda yazdınız ve yayınladınız. Bu andan itibaren yapmanız gereken sadece 10 dakikanızı ayırıp yazdığınız yazıyı Technorati, Del.ici.ous, Stumbleupon, Digg, Facebook, Oyyla, Tusul, Buzla gibi populer olan sosyal platformalara eklemeniz. Bu şekilde hem yazınız kısa sürede birçok kullanıcıya ulaşacak hemde internet üzerinde bu siteler aracılığıyla arama yapan kullanıcılar blogunuza gelecektir.
Son olarakta blogunuzun RSS aracını düzgün ve etkin bir şekilde kullanmaya özen gösterin.
-
RSS ARACI KULLANIN
Blogunuza özgün içerikli yazı yazdınız. Gerekli sosyal platformalara bu yazınızı eklediniz. İşiniz bitti sanmayın. Bu sitelerden yazılarınızı okumak için gelen ziyaretçiler blogunuzu beğendiği taktirde sitenizin RSS aracına abone olacaklardır. Bu yüzden RSS aracınızı sürekli etkin tutun ve muhakkak ayda bir çalışmasını kontrol edin. Blogunuza RSS ile abone olan bir kullanıcı artık sizin yazdığınız bütün yazılardan haberdar olacak ve her yeni yazıda blogunuza uğrayacaktır.
Gelelim bu dakikadan sonra yapacaklarınıza… Artık özgün bir yazınız var ve yazınız birçok sosyal platformda da yayınlanıyor. Bu dakikadan sonra ise yapmanız gereken filmi başa sarıp sıraladıklarımı tekrar uygulamanız.
Eğer blogunuzda bu 4 kuralı uygulamıyor ve ben bildiğim yoldan giderim derseniz sizin tecihinize kalmış. Ancak bilmelisiniz ki artık internet gezginleri karşılarında birbirinin aynısı olan yazılar gördükçe bu durumdan sıkılyor ve o tür yayın yapan blog/sitelere girmiyorlar.
Benden söylemesi…


![[popup] [popup]](http://www.kelimelerindili.com/wp-content/plugins/shout-stream/popup.png)

@immortALance yazının özünde aslında Türk blog dünyasının kanayan yarası haline gelmiş özgün içerik sağlayamamak yatmakta. Özellikle teknoloji bloglarında sıkça rastlanan kopyala yapıştır usulü yazıların sıklığı beni bu tür bloglardan soğuttu. Öyle ki birşey araştırırken hiç abartısız muhakkak aynı konuda aynı kelimeleri kullanmış en az 4-5 blogla karşılaşıyorum ve güleyim mi ağlayayım mı bilemiyorum.
Umarım Türk blogküresi bu sorunları bir an önce aşar…
[Translate]
Blog kullanıcıalrının çok büyük bir çoğunluğu hala forum alışkanlığını atlatamadığından dolayı olsa gerek Türkiye bir ilerleme kaydedemiyor.
Yazıları alıp yapıştırıyorlar, kendi yazısı gibi lanse ediyorlar ardından bakıyorlar iş tutuyor sonra devam ediyorlar. Bir bakmışsınız ki sonunda ne gelen var ne giden…
Sonuç: Koca bir SIFIR!!!
Bunu anlamak gerekli. Boş bir heves için ortamı kirletmemek gerektiği bilinmeli…
[Translate]