Kapat

Güneşi Gördüm I Saw The Sun (2009)İlk Sen Yorumla!

Bu yazı 28 Mart 2009 tarihinde saat 03:57'da admin tarafından eklendi.
Bugüne kadar toplam 387 kez okunmuştur.
gfcnefeigf6rdfcm Güneşi Gördüm I Saw The Sun (2009)

Güneşi Gördüm - I Saw The Sun

Yapım: 2009 ~ Türkiye

Tür: Dram

Yönetmen: Mahsun Kırmızıgül

Senaryo: Mahsun Kırmızıgül

Yapımcı: Murat Tokat

Görüntü Yönetmeni: Soykut Turan

Müzik: Mahsun KırmızıgülYıldıray Gürgen

Dağıtım: Pinema Film

Filmin Websitesi: www.gunesigordum.com 

Süre: 2 saat

Gösterim Tarihi: 12 Mart 2009 (Türkiye)

IMDB Puanı: 7.6/10

Filmin Konusu

Mayınların arasında, doğuda bir sınır köyü…

25 yıldır iki tarafın arasında kalan çaresiz insanlar…

Zorunlu göç uygulaması nedeniyle doğup büyüdükleri topraklardan, köklerinden ayrılmak zorunda kalan Altun aileleri, köklerinden koparak bir bilinmeze doğru yola çıkarlar.

Davut Altun, ailesiyle birlikte kaçak yollardan da olsa en kısa zamanda Norveç’e gitmeyi istemektedir. Haydar Altun ve ailesi içinse göç yolu İstanbul’a doğrudur…

Yolculuk başlamıştır…

Bitmek bilmez fıtınalardan geçip gelmiş, yollarını kaybetmiş, çaresizce bir çıkış arayan insanların, kendi güneşinden koparılmış ve geleceğin bilinmezliğinde kaybolmuş çocukların, bir göçün hikayesidir…

Her türlü ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı duran, savaşın, kavganın, kendine benzemeyeni hor görmenin sorunun ta kendisi olduğunu söyleyen bu filmde anlatılan: hepimizin, memleketimizin, Türkiye’nin hikayesidir…

Yorum

Hayatımda Mahsun Kırmızıgül’ü hiç sevmemişimdir aslında. Ancak geçen haftalar içerisinde Beyaz Şov’ u seyrettiğimde değişimi gözlerimle gördüğümde şok oldum. Eski Mahsun gitmiş yerine metroseksüel ve sinema ağzıyla bazı kelimeler öğrenip hazırlanarak geldiğini belli eden bir kişi gelmişti. Bende dedim eğer bu adam bu kadar değişmişse filmini de bir görelim ona göre karar verelim. Sonunda geçen hafta sonu filme gitme fırsatı buldum.

Film başlangıç olarak hoşuma gitti. Filmin doğu çekimleri sırasında yaşananlar gerçekten gözlerimin yaşarmasına sebeb oldu. Hele Altan Erkekli’nin bir oğlunun diğerinin terörist olması ve olanın izne geldiğinde abisiyle karşılaşma sahnesi benim dağılmama neden oldu. Düşünsenize iki kardeş ve ikiside düşman olmak zorunda bırakılmış. Çatışma olsa karşı karşıya kalsalar ne yapacaklar. Ve zaten kardeşiyle karşılaşıp evden ayrılan terörist abi köyden çıkmadan Türk Askeri ile çatışmaya giriyor. Annesi ve babası dua ediyorlar başına bişey gelmesin diye ama sabah askerler kapıya dayanıp oğlunuzu teşhis edin dediklerinde baba ve kardeş koşuyorlar cesetlerin başına ki gerçekten Altan Erkekli’nin oğlu yerde yatıyor. Abisini öyle gören kardeşi kendisini tutamıyor. Bir tarafta abisini vuran kendisi gibi Türk Askeri diğer tarafta yerde yatan terörist abisi. Buradaki ayrımda seyredenlerinde bir tarafları kopuyor…

Beni duygulandıran ikinci olay ise anne ile kızlarının hastane koridorunda karşılaşmaları oluyor. Burada sakat kızı dışındaki kızları çabucak annelerine sarıldığı halde zihinsel engelli kızı yavaş adımlarla yürüyerek ve daha önce hiç konuşamadığından bir mucize eseri “Anne” diyerek annesine doğru yürümesi beni çok etkiledi.

Diğer taraftan filmin İstanbul çekimleri sırasında yaşanan sahnelerden bazıları hiç hoşuma gitmedi. Özellikle İstanbul’un kötü yönlerini göstermiş olması ve transeksüellerin anlatılması sanki İstanbulda sadece bu tip şeyler olduğunu gösteriyor gibiydi.

Bir diğer hoşnut olmadığım şey Ali Sürmeli’nin oyunculuğuydu. Film tarafsız gibi gözükse de Ali Sürmeli’nin Türkiyeden ayrılmasının sebeblerini anlatırken hükümet politikalarını ve devletin bütünlüğünü yargıladığını sezinledim. Birçok internet sitesinde filmi izleyenler Ali Sürmeli’nin aslında böyle dediği halde bir repliğinde “Buralar çok güzel yaşaması da rahat ama memleket gibisi yok” dediğini söylüyorlar. Doğru böyle söylüyor ama bu memleket dediği yer ülkemizin sadece doğusundan ibarettir. Çünkü Ali Sürmeli ve Altan Erkekli Norveç’in dağlarını seyrederken kullanılmış bir repliktir bu. Onun içindir ki aslında Ali Sürmeli tüm vatan yerine sadece kendi memleketinde olan dağların güzelliğinden dem vurmaktadır.

Film konu olarak tarafsız kalamamış ve Ali Sürmeli diyaloglarında da tamamen avrupa sevdalısı bir rol çizmiştir. Üstelik en vahim olan şeyde Altan Erkekli’nin Norveç’ten sınırdışı edilmemesi için Ali Sürmeli’nin Türkiye’nin iç işlerini Norveç yetkililerine şikayet ederk Altan Erkekli’nin Norveçte kalmasını sağlamaya çalışması da bence incelenmesi gereken bir konudur.

Film gösterime girdiği tarihten beri 1.7 milyon kişi tarafından izlenmiş. Ama inanın bu kadar izlenme sayısına ulaşmasının nedeni Mahsun Kırmızıgül’ün Beyaz Şov’da filmini yere göğe sığdıramamasından dolayı filmi merak edip gidenlerin sayısı oldukça fazladır. Eğer ben bile bu kadar Mahsun antisempatizanı olduğum halde konuyu görmek amacıyla gidiyorsam herkes böyle gitmiştir diye düşünüyorum.

Eğer filme gitmek istiyorsanız hakkındaki düşüncelerimi iy değerlendirerek gidin. Yoksa ilk bölümünde ağlayıp son bölümünde kızarak sinemadan çıkabilirsiniz.

İyi seyirler…

Fragman

BENZER YAZILAR

Yorum Yazın