
Sağlık ve Zaman
Böyle bir yazıyı yazmaktan dolayı çok mutluyum. Bu akşam birden aklıma geliverdi eski günlerim. Biraz yürüyüş yaptım eve kadar. Yürürken aklıma insanın hayatındaki önemli gördüğü şeylerin aslında önemli olup olmadığıydı. Birçok şey geldi aklıma önemli olarak ama içlerinden iki tanesi hayati önem taşıyordu. Bunlar sağlık ve zaman…
SAĞLIK
İnsanoğlu yüzyıllardır birşeylerin peşinden sürüklenip duruyor. Muhakkak uğraşacak birşeyler bulmayı başarıyor. Ancak zamanla insan vücudu yıpranmaya başlıyor ve bunun farkına bile varamıyoruz ne yazık ki. Başınıza muhakkak gelmiştir. Uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızla karşılaştığınızda etrafınızdakilerden çok arkadaşınız şaşırır. Neden böyle olur? Çünkü etrafınızdakiler ve siz kendi değişiminizin farkında değilsinizdir. Uzun zaman önce sizi daha dinç gören biri zamanla yıprandığınızı ve bunun ne ölçüde olduğunu kolayca anlayacaktır.
Neyse sağlık hakkında söyleyeceklerin sadece bunlar değil tabiki. Aslında en değerli hazinem olarak görmemin sebebi şu ki: İnsan hayatında herşeyini kaybedebilir. Parasını, yaşadığı yeri, işini, sevdiğini veya dostlarını vs. gibi bir listeyi düşünün. Sizce sağlıklı olmadan bunları tekrar nasıl kazanabileceksiniz? Bu akşamki yürüyüşümde aklıma gelen hazinelerden en değerlisi buydu. Allah şükür bir sağlık sorunumuz yok. Umarım kimsenin aşamayacağı sağlık sorunları olmaz.
ZAMAN
İkinci olarak en değerli gördüğüm ve aslında sağlığın da bazen önüne geçen hazinem zamandır. Ama ne yazık ki zamanı hiçbir zaman iyi kullanabilen birisi değilimdir. Planlama hatalarından ve bazı şeyleri kafama çok taktığımdan dolayı bazı işlerin üzerinde çok zaman harcamam beni olumsuz etkiliyor. Ve en önemlisi de aslında işlerimi planlarken önem sırasını unutarak plan yapmam. Tabi bu durumda da zaman konusunda sıkıntılar yaşamam kaçınılmaz oluyor.
Hayatımda hiçbirşeyden pişman olmadım. Ama bu akşam evime yürürken aklıma dank diye oturan ve beni kahreden üniversite yıllarında boşa harcadığım zamanım oldu. Saatlerce boş bir hayal uğruna bilgisayarın başında oturmalarım mı dersiniz, arkadaşlarıma bunun yüzünden yeteri kadar zaman ayıramadım mı dersiniz yoksa sevdiğim insanları sırf zamanı iyi planlayamamam yüzünden kaybetme noktasına gelmemden mi bahsedeyim bilemiyorum. Bunlar için bütün sevdiklerim ve arkadaşlarımdan özür diliyorum…
Bir hikaye anlatayım o zaman bu zamansızlık sorunlarım yüzünden yaşanmış olan.
Yıl 2004 ve ben üniversitedeyim. Yeni aldığım bilgisayar ve bağlattığımız internet yüzünden okul açılalı aylar geçmesine rağmen benim internet ve oyun hevesim hala geçmemiş durumda. Özellikle okulda aldığım web tasarımı dersi o kadar heyecan vericiydiki benim için amatör olarak web sitesi yapmaya bile başlamıştım. O sıralarda sevdiğim kişide uzaklarda bir üniversitede okuyor. Ben ona hediye amacıyla bir internet sitesi tasarlıyorum derste öğrendiğim kadarıyla. O ana kadar da sık sık görüşüyoruz telefonda sevdiğimle. Ama ne oluyorsa eve internet girdikten sonra saatlerce hatta günlerce bilgisayarın başından kalkmadan web sitesi tasarlıyorum adına o değerli zamanımı harcıyorum. Sonunda internet sitesi tamamlanıyor ve ben doğum gününe yetiştiriyorum. Ama sevdiğim mutsuz. Çünkü eskisi gibi ona zaman ayırmadığımdan şikayetçi. Ama ben böyle birşey olmadığını ve kuruntu yaptığını düşünüyorum. İnternet başında geçen zamanı daha da arttırarak rekora koşuyorum ve 18 saat internet başından sadece tuvalet ihtiyacı dışında kalkmadan oturuyorum. Ve sonra bu uzun oturmalarım gün geçtikçe artarak devam ediyor. Ve bir gün ne oluyor biliyor musunuz? Değerli olarak görüğüm diğer hazinemden de oluyorum. Yani sağlığımdan…
Uzun süre koltukta oturmalarım yüzünden başlangıç aşamasından olan hemoroid hastalığım artıyor ve ben bunun farkına ancak bir gün hemoroid patladığı zaman anlayabiliyorum. Bunları burada anlatmak istemiyordum ama kendimi ifade edebildiğim tek yer burası. İlk defa üzerimde bu kadar kan görüyorum. Uzun süre uğraştıktan sonra bu hastalıktan da kurtuluyorum ama neden bunlar başıma geldi diye an cak yıl 2009 olduğu zaman anlam verebiliyorum.
Şimdi eve yürürken tüm yaptıklarım aklıma geldi. Geçen onca zamana mı acıyayım yoksa kaybetme noktasına geldiğim sağlığıma mı? Aslında bunların arasından en çok üzüldüğüm onca zamanı boşu boşuna harcamış olmamdır. Üzüldüğüm en önemli şey budur.
Yaşım 27. Bu yazıyı yazmamın amacı birilerine birşeyler anlatabilmek. Genç olmam bazı şeyleri görmemi engellemiyor. Zaman hala akıp gidiyor. Siz siz olun anlattığım şeylere dikkat edin. Zamanlamanızı iyi yapın ve ne sevdiklerinizi üzün ne de çalışma ortamınızda sıkıntıya düşün. Tüm bunları yaparken de sağlığınıza dikkat etmeyi unutmayın. Diğer değerli hazineniz de sağlığınız.
Kalın sağlıcakla…


![[popup] [popup]](http://www.kelimelerindili.com/wp-content/plugins/shout-stream/popup.png)
