Kapat

Bankacılığın 25 Altın Kuralıİlk Sen Yorumla!

Bu yazı 24 Nisan 2009 tarihinde saat 23:55'da admin tarafından eklendi.
Bugüne kadar toplam 206 kez okunmuştur.
img null 245 Bankacılığın 25 Altın Kuralı

Temel Bankacılık İlkeleri

Bankacılık her İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezununun hayalindeki meslek gibi görünmektedir. Aslına bakarsanız başka yapacak bir iş olmadığından tercih sebebi olabiliyor bazen. Ama bankacılık gerçekten kaliteli ve kariyer sahibi olabileceğiniz bir meslek olduğu doğru. Dışarıdan bakan herkes bankacılığın ne kadar güzel bir meslek olduğunu düşünebilir ama bunu birde bankacılara sormak gerekir.

Gün içerisinde verdikleri ve aldıkları kararlar ile aslında ne kadar büyük bir yükün altında olduklarının farkında ve ya farkında değildirler. İşin suyu çıkmaya başladığında ilk onlar etkilenirler. İşte bankacılara işin suyunun çıkmaması için gereken 25 altın kaide, kural veya her ne derseniz artık. Bence bunlar her bankacının yapması gereken konular…

  • Bankanızın bilançosunu bankadaki göreviniz ne olursa olsun her gün iyi takip edin. Bir olumsuzluk yakaladığınızda durumu amirinizin dikkatine getirin. Bilanço ve kar-zarar hesaplarının gelişimini günlük izlemeyen bir bankacı, ormanda yolunu kaybetmiş bir avcıya benzer. Bu hesapları takip etmeyi kendinize bir iş edinin.
  • Plasmanlarınız mümkün olduğu kadar kısa vadeli olsun. Çok kazandıran uzun vadeli bir plasman kısa vadedeki fırsatların kaçırılmasıdır.
  • Kredi verdiğiniz müşterilere iyi muamele yapın. Kredi müşterilerinizin büyüyüp gelişmesi bankanızın da büyüyüp gelişmesi demektir.
  • Teminatı olmayan kredi vermeyin. Kredinin teminatı mümkün olduğu kadar çabuk paraya çevrilebilir olmalıdır. Kredi müşterisinin iyi ahlaklı olması teminatların en güvenilir olanıdır.

Para gübre gibidir, toplu tutulunca çok pis kokar.

  • Hukuki işlemleri bitmemiş bir dosya üzerinden kredi vermeyin. Kredi vermede acelecilik kredinin geri ödenmesinde yavaşlamaya neden olur.
  • Vergi ve benzeri yüklerden kaçmak için kredi dosyasını eksik tutmayın. Verdiğiniz kredinin kötü kredi olduğu anlaşıldığında, bu krediyi tahsil edebilmeniz için size devlet yardım edecektir.
  • Yanınızda çalıştırdığınız kişilere rahat bir hayat yaşayacak kadar ücret verin. Yaşantıları verdiğiniz ücretle bağdaşmayacak kadar lüks ise, nedeni ne olursa olsun, o kişileri bankanızdan atın.
  • Bankacılıkta kurallar uygulanmak üzere koyulur. Her bir kuralın da muhakkak iyi bir nedeni vardır. Kurallara uymamak bugün kazançları arttırabilir ama bir gün muhakkak bankaya, artan kazançlardan daha fazla zarar verir. Bankacılıkta konulmuş kuralların uygulanmasında gösterilen her müsamaha bankanın sermayedarlarının olası bir kaybıdır. Bu kayıplar arttığında politikalarını sermayedarlar değil kredi müşterileri çizer.
  • Vadesi belli olmayan hiçbir kredi vermeyin. Verdiğiniz krediyi muhakkak zamanında tahsil edin. Bu parayı getirisi daha yüksek yerlerde değerlendiremeyeceğinizi bilseniz bile, kredinizi vadesinde tahsil edin.
  • Yeni kredi verdiğiniz bir müşteriyi eskilerine göre daha sık kontrol edin. Bu müşterilerin iş yerlerinin önünden haftada bir geçmeyi ihmal etmeyin.
  • Kredi müşterilerinizin müşterilerini de tanımaya çalışın. Müşterileri sağlam olmayan bir kredi müşterisi iyi bir kredi müşterisi olamaz.
  • Mantığını 10 yaşındaki çocuğa anlatamayacağınız hiçbir işlemi yapmayın. Mantığını on yaşındaki bir çocuğa anlatamadığınız bir muamelesi yapmayın. O muamelenin mantığını o çocuk anlamıyorsa, sizin karşınızdaki müşteri de anlamıyor demektir. Anlaşılamayan bir muamelesi için her zaman hüsranla biter.
  • Anormal kazançlar peşinde koşmayın. Anormal kazançlar anormal kayıpların nedenlerinin başında gelir. Olağan dışı bir kazanç fırsatının garantisi, ne kadar güvenilir olursa olsun, rulette kazanmanın garantisi kadardır.
  • Paralarınızı finans sektörü dışındaki bir alanda ortak olmak için kullanmayın. Size o parayı borç verenler başka sektörlerde faaliyet gösterin diye vermediler. Farkına varırlarsa, paralarını geri isteyebilirler.
  • Her zaman çok kazanan olabilir, ama her zaman çok kazandıran bankacı olamaz. Her zaman çok kazandıran bankacı hiç yakalanmamış dolandırıcıdan farklı değildir.
  • Rakiplerinize bakıp içinize sinmeyen bankacılık muamelesi yapmayın. Rakibiniz zarar görürse size bir şey olmayabilir, ama sizin bankanız zarar görürse işinizi, kendi itibarınızı ve bankanızın itibarını kaybedersiniz.
  • Bankacılıkta doğruyu, dürüstçe yapmak esastır. Altınızda çalışanlardan bunu talep edin, üstlerinize bu esası her zaman hatırlatın.
  • Mevduat toplamak bir ayrıcalıktır. Bankanızın ayrıcalıklı olduğunu müşterilerinize hissettirin.
  • İyi bir kredi müşterisi olmayan iyi bir mevduat müşterisi de olamaz. Bir dolandırıcı tüm paralarını size mevduat olarak verse bile almayın.
  • Çok büyük montanlarda mevduat toplamak için çok büyük müşteriler peşinde koşmayın. Çok büyük müşteriler işinizi elinizden alabilir.
  • Giyinişinize ve sosyal ortamlarda davranışlarınıza dikkat edin. Her zaman kibar ve alçak gönüllü olun. Bankanıza borç verenler borç verdikleri paralarla sizin şahsi harcamalarınızın finanse edildiği gibi bir izlenim içine girmemeliler.
  • Çok kazanıyorum diye plasmanlarınızı bir kaç yerde yoğunlaştırmayın. Para gübre gibidir, toplu durduğunda çok pis kokar, dağıtıldığında ise çok iyi işler yapar.
  • Bankacı çok konuşmaz, dedikodu yapmaz. Bankacı kötü müşterileri hakkında bile dedikodu yapmaz. Dedikoducu bir bankacı sahte bir doktordan daha tehlikelidir.
  • Bankacılıkta söz namustur. Kolay kolay kimseye söz vermeyin. Zarara bile neden olsa, verdiğiniz sözü mutlaka tutun.Kredi ya da mevduat, tüm müşterilerinizi her bakımdan iyi tanıyın. Bir müşterinizin ailevi nedenlerle mutsuzluğu sizin de mutsuzluğunuz demek olabilir.
  • Bankanın sermayesi bankanın namusudur. Sermayeye makul bir getiri sağlamak ise bankacının namusu olduğu kadar görevidir de. Hiçbir bankanın yeterli sermayesi olamaz. Bankacı sermayesinin yetersizliğini bilmeli ve sermaye eksikliğini bilgi ve dürüstlüğü ile kapatmalıdır.
BENZER YAZILAR

Yorum Yazın